içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

SEVGİLİ GEÇMİŞİM

​Bugün sana bu mektubu; ne bir kırgınlığın gölgesinde ne de pişmanlığın ağırlığı altında yazıyorum. Sana, durup geriye bakan ve katettiği yola hürmet duyan bir yetişkinin olgunluğuyla sesleniyorum.

​Aramızda ne çok şey yaşandı, değil mi? Kaç kez yorulduğumuzu, kaç kez “buraya kadarmış” dediğimizi bir tek biz biliyoruz. Sen benim en kırılgan anlarımın, en gözü kara sevdalarımın, en derin kayıplarımın ve o kayıpların içinden küllerinden yeniden doğan umutlarımın sessiz tanığısın. Bir zamanlar içimi yakan, gecelerce uykumu kaçıran o fırtınaların şimdi sadece tatlı bir rüzgar gibi esip geçmesini izlerken anlıyorum: Meğer hepsi beni bugünkü ben yapmak içinmiş.

​Sana teşekkür etmem gereken çok şey var. Yanlış yollara saptığın için teşekkür ederim; çünkü doğru yolun kıymetini ve haritasını ancak öyle öğrendim. Yanlış insanlara güvendiğin için teşekkür ederim; çünkü kendi gücümün ve kendi içimdeki kalenin aşılmazlığının farkına öyle vardım. Düştüğün o dizleri kabuk bağlamış çocuk halin için teşekkür ederim; çünkü kalkmayı, üzerimdeki tozu silkeleyip adımlarımı daha sağlam atmayı bana sen öğrettin.

​Seni arkamda bırakırken bir yük gibi terk etmiyorum. Seni, geçmişin tozlu raflarına kıymetli bir mücevher gibi yerleştiriyorum. Sende yaşadığım her aşk, söylediğim her şiir, içimde hissettiğim her o derin sızı ve attığım her kahkaha benim ruhumun imzasıdır. Artık sana bakıp "keşke" demiyorum; "iyi ki" diyorum. Büyümek, seni değiştirmeye çalışmayı bırakıp olduğun gibi kabul etmekmiş meğer.

​Şimdi geleceğe doğru bir adım atarken, yanıma sadece senden öğrendiğim bilgeliği alıyorum. Korkularını, pişmanlıklarını ve keşkelerini ise ait oldukları yere, yani dünde bırakıyorum.

​Sen görevini tamamladın, beni buraya kadar getirdin. Şimdi sıra bende. Huzurla uyu sevgili geçmişim, ben devam ediyorum.

Bu yazı 206 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum